Koç Üniversitesi Opet Bilişim Günleri’10

Bu hafta sonu Koç Üniversitesi Bilişim Topluluğu‘nun düzenlediği konusu “Bilişimde Kariyer” olan ve bu yıl ilki yapılan “Koç Üniversitesi Opet Bilişim Günleri’10” adlı etkinlikteydik.  Seminerden ufak tefek notlar aktaracağım sizlere ancak bu arada baştan söyleyeyim sizlerle paylaştıklarım özetin özetinin özeti durumunda 🙂 Genç girişimcilerden, IT genel müdürlerine kadar çeşitli alanlardan çeşitli katılımcılar vardı. İki gün süren seminere katılım beklediğim kadar çok olmamasıyla birlikte beklemediğim kadar da verimli ve eğlenceli geçti. Gelen her kişinin bilişimi farklı kutuplardan anlatması  ve bazı ortak noktalarda birleşmeleri de katılımcılara önemli şeyler kattığı kanısındayım. Kendi düşünncelerimi de katarak sizlere şöyle birkaç not aktarayım.

İlk gün’ün sabahında DESNET Vodare Bilişim Genel Müdürü Ömer Ekinci‘nin konuşması vardı. Kendi girişimcilik hikayesini bizlere anlatırken aslında bizler de anlattıkları çoğu yerde kendimizi bulduk ancak bazı dönüm noktalarında atak davranamadığımızı fark ettim. Özellikle yapmak istediği işte ısrarcı olunması gerektiğinden ve yaptığın işi inanarak ve isteyerek yapmamız gerekiğinden bahsetti. Aklıma direk bir kapıyı kırk kere mi çalmak, yoksa kırk kapıyı bir kere mi çalmak sorusu geldi. Anlattıklarından yola çıkarak olduğun pozisyona göre ikisini de en iyi şekilde kullanmak. Hikayesinin yüzlerde tatlı birar gülümseme bırakan bölümlerinde insanların prestijlerinin korumasından bahsetti. Yaptığın işin prestiji çok önemli tabiki. Yeri geldiği zaman müdür, yeri geldiği zaman da sekreter olmasını bilmelisin 🙂 Tabi espri bir yana anlatılan hikayeden birçok şey çıkartılabilir.

Ömer Ekinci’yi biraz uzun anlatıyorum çünkü kendimden çok şey buluyorum kendisinde. Yaşça küçük olmasına rağmen saygıdeğer bir abimiz 🙂 Herkes kendi alanında bir bloğa ve bir kartvizite sahip olmasını gerektiğini söylüyor ki buna yüzde bin katılıyorum. İnsanlar bizleri burdan tanıyacak burdan takip edecek tabiki de. İkinci önemli nokta ise Likemind kültürü mü desem akımı mı desem artık nasıl tanımlamamız gerekiyorsa. Mutlaka kalabalık girişimcilerin olduğu Likemind’lara katılımlarda bulunmak gerek.

Sonrasında Finansbank İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu sunumunu yaptı ve bizlere çok önemli bilgiler aktardı ki herbiri altın değerinde 🙂 Bankaların sadece şubelerden oluşmadığını arkasında inanılmaz bir kalabalığı çalıştığını burda öğrendim açıkçası. Buz dağının görünen küçük tepelerini banka sanıyormuşuz yıllarca. IBTECH yazılımcılarını temsil etmek üzere Ceki Gabay da bilişimde kariyer konusunda önemli açıklamalarda bulundu ve sorularımızı yanıtladı.

Pirelli IT Direktörü  Remzi Ejderoğlu da IT konusunda kariyer yapmak isteyen herkesin sadece bilgisayar ve yazılımla sınırlı kalmaması gerektiğini anlattı. Bende yeni bir açılıma sebep olan açıklamalarda şunu öğrendim ki eğer bilişimde kariyer yapmak istiyorsanız mutlaka her konuda bilginizin olması gerekiyor. Dünya artık programcının klavyesinden çıkmış durumda.

Bilge Adam Yazılım Bölüm Başkan Yardımcısı Tamer Şahiner bizlerle internetin önemini ve ilerde bizleri nelerin bekleyeceğinden basetti. Oldukça çarpıcı istatistikleri bizlerle paylaştı ve internetin artık dünyada ayak basmadığı bir ortam olduğunun farkına vardık. Bir öğrencinin Bilge Adam’a katılmasından sonra nasıl bir eğitimden geçtiğini paylaştı bizlerle. Sorduğumuz sorularla da meraklarımızı gidermiş olduk 🙂 Bu seminerden kendime çizdiğim yol haritasının bir parçasını da burdan çıkardım. Artık .NET‘i C#‘la kullanarak kendimi bu alanda geliştireceğim tabi Java‘yı da unutmamak kaydesiyle.

Sibnet Genel Müdür Yardımcısı Sevim Yılmaz da Java’nın ne kadar vazgeçilmez bir dil olduğundan bahsetti ve verdikleri eğitimin diğer eğitim kurumlarıda verilen eğitimlerle kıyaslama yaptı. Aplication server mimarisinin ve webservislerinden önemini sıkça dile getirdi. Bu da benim yola haritamın diğer parçası zaten 🙂

Yoğurt Teknolojileri Genel Müdürü / Kurucusu Cemil Türün de bizlerleydi. Esprili ve dobra dobra açıklamarıyla bizleri kimi zaman güldürdü kimi zaman da oturtup düşündürdü : ) Yoğurt teknolojileri bu günlerde dünyanın ilk Flash tabanlı üç boyutlu sanal dünyasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yoğurtistan, üyelerinin diğer sosyal ağlarda yapabildikleri gibi tüm sosyalleşme faaliyetlerini gerçekleştirebilmenin yanı sıra, dükkan açmaya, alış veriş yapmaya ve para kazanmaya olanak sağlıyor. Kayme olarak isimlendirdiğimiz para birimini kullanarak yaptıkları alış verişler sonucunda, kullanıcılar harcadıkları oranda gelirimizden pay alacaklar. Yoğurtistan önelikle Türkiye’de başlayacak, daha sonra ise dünyadaki pek çok ülkede kullanılabilecek bir ürün olacak. Yoğurtistanı bu şekilde ilk defa orada tanıma fırsatım oldu ve gerçekten hayran kaldım. Pusu oyunu konusunda da sık sık sorular sorduk ve bizlere de oyunun motorunu sıfırdan neden yazdıklarını anlattı. Türklerin de bu dünya yarışında olması gerektiğini ve ilerde de olacağını bizlere kanıtlamış oldu.

Böylesine güzel bir etkinliğe katıldığım için tekrar tekrar kendimi tebrik ediyorum 🙂 Aslında yazacağım çok daha şey var ama kaydırma çubuğu aşağı indikçe okuyucular kaçma gereksinimi duyuyor sayfadan. O yüzden diğer katılımcıları da yazıp etkinlikte çekilmiş birkaç fotoğraf paylaşmak istiyorum. Turkcell İnsan Kaynakları İşe Alım Yöneticisi Özlem Demircan, Tatil.com IT Direktörü, Kalıcı Başarı Yönetimi Ufuk Koç da bizlerle oldular. Ayrıca ERP ve Güvenlik paneli olmak üzere iki de önemli panel vardı. Tabi bütün bu seminerler sonunda seltifikayı almaya da hak kazandık 🙂

Not: Fotoğraflar eklenecek..

Share

1 Comment

1 Comment Koç Üniversitesi Opet Bilişim Günleri’10

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Additional comments powered by BackType