Kırmızı gül

Gül.. Evet önce sen emredildiği gibi gül, ondan sonra gülü dinle. Biz insanların bazıları tıpkı kokusunu kaybetmiş güller gibiyiz, tıpkı yapay güller gibi ruhumuz da yapay olmuş. Yapay güller değil midir o rengarenk, capcanlı yapraklarıyla bizi büyüleyen. Dikensiz düz dallarıyla hep güzel diye baktığımız o güller.. Tamam güzel, güzeldir de ama sen onda ruh arayabilir misin, tıpkı kokusunun olmadığı gibi.. Şimdi sen yapay güllere sitem ettiğimi düşünürsün. Yok aslında değil, zaten onların varlığı, sahici güllerin değerini göstermez mi? Demek ki gerçeği değerli olan şeyin sahtesini yaparlar.. İşte insan da kokusuz gül gibi bazen, sahtedir. Sen hiç ağlayan gül gördün mü ? Yapraklarının kırışıklıkları gözyaşlarının nemlerinden gelir biliyor musun?

Gül denince nedense hep kırmızı gül gelir ilk akla.. Çeşit çeşit renkleriyle birer ruh sofrası olmuştur hayatımızda.. Kırmızı gül; aşkı ve sevgiyi, beyaz gül; masumiyet ve saflığı, sarı gül; dostluk ve arkadaşlığı, pembe gül; zerafet ve minnettarlığı, mavi gül; ilahı aşkı.. Ve daha niceleri.. Ama yine de gül denince bir tek kırmızı gül gelir akla. Aslında tek bir nedeni var.. Her ruh, gül denince ilk kırmızı gül akla gelen ruh gibi aşka ve sevgiye muhtaçtır aslında. Bazen masumiyetin ötesinde, dostluğun ötesinde bir aşk isteriz hep yalnız sandığımız ruhumuza. İşte bu yüzden hep akla kırmızı gül gelir. İşte bu yüzden kırmızı gülü çok severiz..

Kırmızı gül..

Evet o..

O değil midir asırlardır en güzel aşklara şahit olan.

O değil midir sevgiliye söylenen ve söylenecek olan en güzel kelimeleri bilen.

Yine o değil midir yalan bakışlara da sözlere de şahit olan.

Onun önünde haykırmadık mı aşklarımızı kâinata.

Peki ya o değil midir yine eksik kalmışlarımızı tamamlayan.

Madem sevgiliye söyleyecek bir sözün yok, hemen güle koş, bir gül al,  o anlatır her şeyi.

Yine için dolmuşsa sevgi sözcükleriyle yine bir gül al ona. Belki bir boşluk kalmıştır.

Ama ne olursa olsun yalansa duyguların, sözlerin, bırak ağlatma gülü.

Kırışmasın o narin yaprakları.

Dikenlerini çekmesin içine, kokusunu kaybetmesin, sahteleşmesin..

Arif ACAR

Share

3 Comments

8 Comments Kırmızı gül

  1. liyuza

    çok başarılısın bu konuda, güzel bi yazı çıkartmışsın ortaya. paylaştığın için teşekkürler

  2. Enes İLHAN

    Off be arifcim. Nasıl duygulu bir yazı olmuş bu böyle.. Çok güzel yazmışsın kardeşim ve duygularıma tercuman olmuşsun. Gül’ün bende önemi büyük hemde çook. Bu güzel yazıyı bizlerle paylaştığın için sağol, varol…

  3. asemin

    süper olmş döktrmüşün
    gül doru bi çok şey önünde yaşanır mutlulk acı hüzün dert
    en güzelidr:)
    çok canm çekti

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Additional comments powered by BackType