Kumar ve Eğlence Şehri Las Vegas’ta Bir Gün

Bildiğiniz gibi Las Vegas, ABD’nin Nevada eyaletindeki Mojave Çölü’nün tam ortasında olan, kumar ve eğlence yerleriyle ünlü bir şehir. Bu haftaki gezimizin durağı bu günahlar şehri diyebileceğim gecesinin bile gündüz aydınlığında olan bu şehirde. 43 derece sıcaklığı gördüğümüz ve sıcaktan nefes bile almanın zor olduğu bu şehirde yapılabilecek en güzel şey klimalı arabanızda gezmek. Gündüzleri insanlar dışarı çıkmaktan kaçınsa da sürekli hareketli bir şehir. Geceleri de ayrı bir dünya. 7 Eleven’da –ABD’nin BİM’i diyelim- bile kumar makinelerini görebilirsiniz.

Şehrin n ortasında yüksek hoteller ve  etrafında  sadece havuzlu villaların bulunduğu bu şehirde ikamet etmek gerçekten çok ucuz. Las Vegas’ın en ünlü otellerinden olan ve kulesiyle göz dolduran Stratosphere’de kaldık. Şehrin göbeğinden geçen ve boylu boyunca yürüyerek gezebileceğiniz bir caddesi var. Yürüyerek çok fazla etraftaki güzelliklere takılmazsanız 2 saatinizi alır. Geceleri etrafta yanan neon ışıkları şehre ayrı bir güzellik katıyor.

Continue reading

Share

Game of Thrones Pedicab’leri ve Ben..

Şu macera dolu Amerika’ya geldiğim günden beri doğru dürüst iki satır yazı yazamadım. Hergün bir olay hergün bir macera.. Evet evet burdaki havayı bir gün solarsanız neden bu kadar meşgul biri olduğumu anlayacaksınız..

Önce Amerika’nın fethinden mi başlasam ne yapsam 😀 Her yıl binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen ve bir dahaki yazımda ne olduğunu anlatacağım Comic-Con‘da king oldum :p Game of Thrones’ın sponsorluğunu aldığımız pedicablarle hem eğlendik hem de organizasyonun en gözdeleri arasında olmayı başardık 🙂 Öyle ki Comic Alliance sitesinde tam boy resimlerim yayınlandı ve biraz bizden biraz da Game of Thrones’tan bahsedildi 🙂 Yazıyı görüntülemek için tıklayınız..

Yazıdaki Elias’ın yorumu hoşuma gitti. Sağolsunlar sevmişler bizi. O yorumu yapan kişiye tüm Gaslamp’ı anlatmış olmalı. Sitedeki ikinci resim 4. caddeden aşağı kaptırırken ve pedal çevirmeden dinlenirken çekilmiş. Bir yandan cebimdeki tipleri kontrol ediyorum galiba 🙂

Kubilay’ın (Sevgilerimle değerli arkadaşım) ünlü bir sözü var: You ride or you die..

Share

San Diego Yolculuğum – 0.Gün :)

San Diego yolculuğumuzun başlangıcını bize danışmanlık yapan şirketin ofisinden yaptık. Türkiye’ye göre 20 Haziran sabahı yolculuğumuza başladık. Türkiye’den samimi arkadaşlarımla yolculuğa başladım. Dil öğrenimi açısından dezavantaj olarak görünse de birbirimize destek olma noktasında çok şanslıyız.

San Diego’ya aktarmalı geldim ve bir çok uçak maceram oldu 🙂 Roma’ya kadar arkadaşlarımla oldum ama yolculuğun en zor kısmını tek başıma tamamlamak zorudna aldım. Herkes farklı bir ülke üzerinden farklı saatlerde aktarmalı olarak uçuyordu.

Roma hava yolları şimdiye kadar gördüğüm en kötü hava limanlarından bir tanesi. İtalyanlar gerçekten çok sinir bozucu. İngilizce konuşmayı bir külfet olarak görüyorlar sanki. Orda insanların yüzlerin sürekli asık ve somurtkan.

Continue reading

Share

Amerika İçin Sayılı Günler..

Bu sene hayatımın en sıra dışı senesini yaşamak için merhaba demiştim 2011 yılına.. PHP, .NET, c#, CSS, JQuery vs. bir yere kadar dedim artık. Dünya döndükçe ve günler geçtikçe yeni dünya düzeni dediğimiz kavram ivmeli olarak kendini hızlı bir şekilde göstermeye başladı. Herşey değişiyor, dünya değişiyor ve ben de bu değişime ayak uyduramazsam eski olur kalırım..

2011 için ilk olarak sizlerle de daha önce paylaştığım Düşün Taşın Derneği‘ne üyeliğimi başlatmıştım. Şimdiyse Amerika’ya gidiyorum. Düşün Taşın Derneği’nin Dış İlişkiler Masası Sorumluluğunu aldıktan sonra buna gerçekten ihtiyacımın olduğunu tekrar tekrar kavramış oldum.

Bu sene Amerika’nın Kaliforniya eyaletindeki San Diego şehrine gideceğim. Tabi bu ilk plan olduğu için diğer şehir ve eyaletlerden bahsetmiyorum bile. Vizemi, pasaportumu ve uçak biletimi ayarladım. 20 Haziran 2011‘de italya üzerinden uçuyorum.

Continue reading

Share